Aylar birbirini kovalarken, Aytar Hanedanı’nın o nemli ve gözden ırak odasında zaman Julian için yavaş ama kusursuz bir hassasiyetle akıyordu. Bebek bedeni henüz tam anlamıyla yürümeye elverişli olmasa da, zihnindeki kadim bilgelik ve kara büyü birikimi her geçen gün güçleniyordu.
Odanın kapısı gıcırdayarak açıldı. İçeriye giren, hanedanın yaşlı ve kambur hizmetkarı Marta’ydı. Elindeki küflenmiş ekmek parçasını ve bulanık suyu beşiğin kenarına bıraktıktan sonra homurdanarak mırıldandı: "Yine ölmemişsin... Ne inatçı bir can havli."
Marta, bu gayri meşru bebeği sadece bir ayak bağı olarak görüyordu; çünkü hanedanın yöneticileri tarafından çocuğa bakması için zorlanmıştı ve her gün burada geçirdiği vakitten nefret ediyordu. Ancak aralarındaki güç dengesinin ne kadar değiştiğinden habersizdi.
Julian, yattığı yerden başını hafifçe kaldırdı ve gözlerini yaşlı kadının siluetine dikti. Henüz konuşamıyordu, ama zihnindeki siyah enerji ince, görünmez sicimler gibi odanın havasını sarmaya başlamıştı bile. Marta arkasını dönüp kapıya doğru yöneldiği anda, Julian parmaklarını hafifçe kıpırdatarak araftan süzülen ilk lanetli mührü aktive etti.
Havada donuk, mor bir parıltı belirdi. Marta’nın ayaklarının dibindeki gölge, sanki canlanmış gibi yerden kalktı ve yaşlı kadının bileklerine dolandı. Kadın ağzını açıp çığlık atmak istedi, ancak ses telleri felç olmuş gibi tıkandı; bedeni kaskatı kesildi.
Julian, yataktan yavaşça doğruldu. Bebeklik bedeninin acizliğine rağmen, zihinsel iradesiyle Marta’nın bilincine sızdı. Yaşlı kadının anıları, korkuları ve bildiği tüm saray sırları bir film şeridi gibi Julian’ın zihnine akmaya başladı.
"Korkma, Marta," diye yankılandı kadının zihninde o soğuk, yankılı ses. "Sadece hizmet etmeye devam edeceksin. Artık sadece bu hanedanın kölesi değil, benim ilk gölgemsin."
Marta’nın gözlerindeki canlılık sönmüş, yerini buz gibi boş bir itaat almıştı. Başını mekanik bir hareketle salladı. Julian’ın ilk kölesi, sarayın en güvendiği ama en çok küçümsenen hizmetkarı üzerinden ilk adımını atmıştı. Zindan odasından dışarıya uzanan gölge, artık sessizce büyüyordu.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.
Henüz yorum yok.