📌 Kaldığın yerden devam ediyorsun
Sonraki bölüme geçiliyor...
Altı çizilenler

Henüz altı çizili metin yok.

Shadow Sovereign: Gölgenin Efendisi

Bölüm 2: 2. Bölüm: Kanlı Sığınak

admin · ~2 dk okuma · 282 kelime
Bedenin ölümü mutlak bir son değildi; Julian için o sadece zincirlerinden kurtulma anıydı. Nefesi kesildiği anda bilinci yok olmamış, aksine fiziksel dünyanın kısıtlamalarından sıyrılarak evrenin en ücra, en unutulmuş dehlizlerine sürüklenmişti. Araf denilen o karanlık ve zamansız boşlukta, yüzyıllardır hiçbir canlı ruhun erişemediği kadim bir kütüphane gibi yükselen Astral Varlıklar sarmalıyla karşılaştı.

Etrafını saran ruhani çehreler, ona acımak yerine dehşetle bakıyordu. Çünkü Julian’ın zihni, ölüm korkusuyla değil, uykudaki bir canavarınki gibi buz gibi bir hesaplaşma isteğiyle dolup taştı.

“Işığın adaleti bu kadarmış demek,” diye düşündü ruhu boşlukta yankılanırken. “O halde ben de kendi karanlığımı kuracağım.”

Tam o sırada, arafın derinliklerinden gelen ve insan kulağının duyamayacağı kadar pes, tüyler ürpertici bir fısıltı zihnine kazındı. Bu, nesiller önce silinmiş "Nekromansi’nin İlk Kanunu" idi. Ruh ve beden arasındaki bağı koparan değil, aksine ölümün eşiğindeki bir bilinci yeniden kana ve toprağa bağlayan yasak bir ritüel...

Boşlukta süzülen iradesi, bu kadim çağrıya direnmek yerine onu kucakladı. Ruhunu saran siyah enerji zincirleri patladı; gözlerini açtığında karşısında masmavi gökyüzü değil, nemli, küf kokan ve taş duvarlarından sızan su damlalarının sesinin yankılandığı yeraltı odasının tavanı vardı.

Ölmüştü, evet. Ama şimdi, çok daha tehlikeli bir şekilde geri dönüyordu.
Önceki Sonraki
Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Henüz yorum yok.

18px