📌 Kaldığın yerden devam ediyorsun
Sonraki bölüme geçiliyor...
Altı çizilenler

Henüz altı çizili metin yok.

Zamanın Kırığı: Kayıp Pusula

Bölüm 3: 📜 BÖLÜM 3: Zamanın Kıymıkçıları

admin · ~3 dk okuma · 499 kelime
Vane'in arbaletinden fırlayan demir uçlu ok, karanlığı yararak üst kayalıktaki muhafızın maskesine doğru uçtu. Muhafız ani bir hamleyle başını eğdiğinde, okun hızı havada tuhaf bir dalgalanma yarattı; sanki ok, geçmişteki bir ana takılıp kalmış gibi yavaşladı ama Vane’in iradesiyle yeniden ivme kazanarak kayaya saplandı.

"Iskaladık değil mi? Hayır, bekle... ok geri mi geliyor?" diye bağırdı Lyra, havada asılı kalan zaman parçacıklarını fark ederek.

Muhafızlar aşağıya doğru atladıklarında yerçekimi onlara garip bir şekilde geçici olarak uğramıyor gibiydi; havada süzülerek yere kondular. Ellerinde taşıdıkları uzun, mavi enerji kılıçları karanlıkta parlıyordu.

"Pusulayı koruyun!" diye bağırdı Kaelen, belindeki eski demir bıçağı kınından çekerken. Hayatında hiç gerçek bir kılıçlı dövüşe girmemişti ama babasının haritalarını korumak için öğrendiği pratikler zihnindeydi.

Vane, üzerine gelen ilk muhafızın kılıç darbesini kalkanıyla karşıladı. Metalin metale çarptığı anda çıkan kıvılcım, etraftaki zaman akışını bir saniyeliğine dondurdu; ikisi de havada asılı gibi kaldı. Lyra, tam o anın avantajını kullanarak cebindeki şişelerden birini yere fırlattı. Şişe kırıldığı anda yayılan mor sis, muhafızların etrafını sardı ve hareketlerini yavaşlattı.

"Şimdi Vane, it!" diye bağırdı Lyra.

Vane, donma etkisinden sıyrılır sıyrılmaz bütün gücüyle muhafızı göğsünden itti. Muhafız geriye doğru savrulurken, arkasındaki uçuruma doğru yuvarlandı. Ancak düşerken havada kayboldu; sanki hiç var olmamış gibi tarihin tozlu sayfalarına karıştırıldı.

İkinci muhafız Kaelen’in üzerine atıldı. Kaelen refleksle eğildi, muhafızın kılıcı ceketinin omzunu sıyırıp geçti. O sırada elindeki Kronometrik Pusula birdenbire parlak bir ışık patlaması yaydı. Pusuladan yayılan altın rengi dalga, muhafızın göğsüne çarptı. Muhafız acıyla diz üstü çöktü, maskesi çatladı ve ardından bilincini kaybederek yere yığıldı.

Savaş bittiğinde çevredeki rüzgar bile durmuş gibiydi. Üçü de derin nefesler alıyordu. Kaelen ellerinin titrediğini fark etti ama pusulayı sıkıca kavramaya devam etti.

"İyi iş çıkardın çocuk," dedi Vane soluk soluğa, kalkanındaki çiziği silerken. "Ama bu sadece öncü birlikti. Ana karargahları kesinlikle nerede olduğumuzu biliyor."

Lyra, yere düşen muhafızın maskesindeki kırık parçayı inceleyerek ayağa kalktı. "Bu maskeler... Bunlar sadece demir değil, Chronos Çarkı’nın ana parçasından dövülmüş. Babanızın izi bu vadinin derinliklerindeki 'Unutulmuş Kütüphane'de olmalı. Pusula bizi oraya götürüyor."
Önceki Sonraki
Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Henüz yorum yok.

18px